Advert
Advert

Kırcaali’de Nuri Turgut Adalı’yı anma töreni düzenlendi

Dün akşam Kırcaali’de bir ilke imza atıldı. Ömer Lütfi Kültür Derneği Eğitim ve Kültür Merkezi salonunda Bulgaristan Türklerinin meşalesi Nuri Turgut Adalı'yı anma töreni gerçekleşti. Müzekki Ahmet başkanlığındaki Kırcaali Türk Kültür ve Sanat Derneği tarafından organize edilen etkinlik, büyük ilgi gördü. Törende HÖH milletvekilleri Erdinç Hayrulla ve

Kırcaali’de Nuri Turgut Adalı’yı anma töreni düzenlendi
Kırcaali’de Nuri Turgut Adalı’yı anma töreni düzenlendi Admin
Bu içerik 1378 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Dün akşam Kırcaali’de bir ilke imza atıldı. Ömer Lütfi Kültür Derneği Eğitim ve Kültür Merkezi salonunda Bulgaristan Türklerinin meşalesi Nuri Turgut Adalı'yı anma töreni gerçekleşti.

Müzekki Ahmet başkanlığındaki Kırcaali Türk Kültür ve Sanat Derneği tarafından organize edilen etkinlik, büyük ilgi gördü. Törende HÖH milletvekilleri Erdinç Hayrulla ve Saliha Emin, Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet, Bursa BAL-GÖÇ Derneği Genel Sekreteri Bestami Yeşilbahçe, Bursa'daki Mestanlı Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Öztürk, Kırcaali İlinden Siyasi Tutuklular Vakfı Başkanı Halil Rasim, eski milletvekili Ahmet Hüseyin, eski siyasi tutuklular, sivil toplum kuruluşları başkanları hazır bulundular.

Programın başında TÜRKSAD üyeleri Sebahat Ahmet, Cansel Mustafa, Ebru Erdinç, Julide Mehmet, Melis Mümün, otobiyografik bilgiler eşliğinde Nuri Adalı’nın şiirlerinden örnekler okudular.

Daha sonra gazeteci, yazar, Belene mağduru Mehmet Türker, Nuri Turgut Adalı’nın dava adamı ve şair olarak hayatını anlattığı “Gölgedeki Kahraman” isimli kitabından bazı kesitler okudu. İlk önce eski Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Ramazan Altınöz’ün Adalı ile ilgili sözlerini paylaştı: “Adam ayakta kütüphaneydi. Maddiyattan da, maneviyattan da emin bilgiye sahip. Meğerse o adam bir servetmiş”. Sonra kitabında da yer verdiği birlikte geçirdikleri günlere ait bazı anıları paylaştı. Belene’de kaldıkları günlere değindi. Türker, “Daha ilk günlerde çevresinde bizler gibi ilgi duyanlar, onun engin hayat tecrübesinden, siyasi deneyiminden, bilgilerinden, engine Türkçesinden faydalanmak amacıyla akşam akşam işten döndükten sonra onunla görüşüyorduk” dedi. Lambrev adında bir istihbaratçı ile aralarında geçen konuşmayı aktardıktan sonra yazar, “Nuri Abi cesur biriydi ve hiç böyle gözünü kırpmadan bir emniyet mensubuyla böyle bir diyalog yürütecek kadar cesaretli biriydi” diye belirtti. Nuri Adalı’nın geçen asrın daha 50’li yıllarında Belene kampına girdiğinde orada ancak 5-6 Türk olduğunu paylaştı. Bulgaristan Türklerinin milli kahramanının “Beni hep Türkler ihbar etti, ben Bulgarlardan kötülük görmedim” şeklinde bir düşüncesine dikkat çekti. Nüvvab Okulu’ndan öğrenci arkadaşı Musa Cebir’in Adalı’yı ihbar ederek, hapse düşmesine sebep olduğunu belirtti. Türkiye’ye göç ettikten sonra Adalı’nın orada gereken ilgiyi göremediğini vurguladı. Ömer Osman Erendoruk’un Adalı’ya yazdığı bir mektubunu okudu. Burada Erendoruk, Adalı’yı Nelson Mandela’yı benzettiğine, ancak Mandela Türk basını tarafından ilgi görürken, Adalı’ya karşı aynı ilgiyi göstermediğini belirtiyor. Türker, Adalı’nın da bazı şiirlerinde bu kırgınlığını dile getirdiğini aktardı.

Momçilgrad (Mestanlı) Nov Jivot Halk Toplum Merkezi’nde yaklaşık 10 yıldır Nuri Adalı’nın bir maket heykeli bulunduğuna dikkat çeken Türker, onun bir heykelinin Mestanlı veya Benkovski (Killi) bölgesinde olmasını gönülden arzu ettiğini ifade etti. Aynı şekilde dünyaca ünlü haltercilerimiz Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu’nun heykellerinin olması gerektiğini belirtti.

Eski Milletvekili Ahmet Hüseyin, “Aramızda bulunan gazilerimiz var. Sokakta gördüğümüz zaman ellerini öpmeye laik olan insanlar var. Bugün onların konuşması gerekir” dedi. Daha sonra aralarında iki bayan da bulunan eski siyasi tutukluları kürsüye davet etti.

Onların adına konuşan Halil Rasim anma törenin organizatörlerine teşekkür ederek, Stara Zagora (Eski Zağra) Cezaevinde geçen asrın 70’li yıllarında 7 yıl birlikte yattıkları Nuri Turgut ile ilgili bazı hatıralarını paylaştı. Rasim, “İlk cezaevinde beni teselli eden ve 18 yıl hapis cezasını nasıl daha kolay geçirebileceğimi bana anlatan Nuri Abi oldu” dedi. Cezaevine gelen bütün Türk gençlerine nasihatte bulunduğunu söyledi. Daha sonra tekrar Belene’de buluştuklarını belirtti. Sürgüne gönderildikleri köylerin de 3-4 km mesafede olduğu için ara sıra akşamları görüştüklerini aktardı. Hayatının 11-12 yılını birlikte geçirdiklerini kaydetti.

Siyasi mağdurlardan İzmir’de yaşayan aslen Mestanlılı Beyhan Yılmaz Şahinci, “Nuri Adalı’yı şahsen tanıma imkanım olmadı, ama gerçek büyük bir kahraman olduğunun farkındayım. O bizim için çok büyük bir meşale, çok büyük bir örnek” dedi.

1984 yılında Aralık ayında Mestanlı’daki olaylardan sonra öğretmen olduğu okuldan alınıp tutuklandığını, Hüsniye Recep’i Belene kampına, oradan sürgüne, kendisini ise Sliven Cezaevine götürdüklerini anlattı. Beyhan Hanım, “Biz o günlerde bu mücadeleyi vermek zorundaydık. Bunu yapmasaydık, bugünlerimize ulaşamazdık” diye ifade etti. Hapisten çıkınca emniyet görevlisine yaptıklarından pişman duymadığını söyleyince kendisini boyacılık yapmaya gönderdiğini anlattı. Beyhan Hanım, konuşmasının sonunda bir şairin bir şiirinde kullandığı bir ifadesi münasebetiyle “Biz Türkiye’de göç etmedik, sınır dışı edildik. Biz bu mücadeleyi verirken hiçbir şey beklemedik. Hiçbir menfaat söz konusu değildi, yani Türkiye bize şunu verecek, şunu yapacak diye düşünmedik. Ben hiçbir zaman kahramanlık taslamadım. “Gölgedeki Kahraman” çok güzel bir isim. Kitabın yazarını tebrik ediyorum. Aynı Nuri Adalı gibi gölgedeki kahraman kalmak istiyorum” diye altını çizdi.

Bursa BAL-GÖÇ’ün kurucularından Zülkef Yeşilbahçe konuşmasında, “Ben çok mutluyum, çünkü bu özgürlük savaşçılarının hepsiyle bire bir tanıştım. Hayatını Türklüğün özgürlüğü için vermiş insanları anmak ahde vefayıdır. Ben bu etkinliği düzenleyen Sayın Müzekki Ahmet’i şahsında ekibi cani gönülden kutluyorum ve bu tür olayların devam etmesini istiyorum. Nuri Turgut Adalı abimizi sözlerle anlatmam mümkün değil. Onun yapısı çok farklıydı. Adaletsizliği kesinlikle kabul etmiyordu. Onu en fazla üzen husus zorunlu göç” diye ifade etti. Yeşilbahçe, kendisini kitap yazmaya teşvik eden Adalı’ya yayınlamış olduğu üç kitabında da geniş yer verdiğini belirtti. “Ata Topraklarından Ana vatan Anılar” isimli kitabından uyarlanarak senaryosu hazırlanan “Kaçıs 1950”filminin çekildiğini aktardı. Rahmetli Mümin Gençoğlu ile birlikte Belene kahramanlarını, 28 kişiyi İstanbul’da beklediklerini, kimilerinin İstanbul’da kaldığını, kimileri İzmir’e gönderdiklerini, kimilerini Bursa’da otele yerleştirdiklerini anlattı. Nuri Adalı’yı ve başkalarına sahip çıkarak, BAL-GÖÇ konutlarına yerleştirmelerini teklif ettiğinde Adalı’nın çok duygulandığını ve kendisine sarılarak, “Zülkef, gülüm, bu derneğin yönetiminde benim akrabalarım var. Bu onların aklına gelmedi de, senin nasıl aklına geldi” dediğini aktardı.

BAL-GÖÇ Derneği Genel Sekreteri Bestami Yeşilbahçe, derneğin yönetimi adına katılımcıları selamlayarak, “Evet, özgürlük savaşçıları asla ölmez. Bugün konuşmalardan ortaya çıkan husus bizim en büyük özgürlük savaşçımızın yeterince tanıtılmadığı noktasında. Biz BAL-GÖÇ Genel Merkezi olarak Temmuz ayı toplantımızda bu husustaydık. Türkiye’de Nuri Turgut Adalı’nın heykelinin çeşitli yerlere dikilmesi, kültür merkezlerine onun isminin verilmesi noktasında çalışmalar yapacağız. Belediyelerin, derneklerin bu işe önem vereceğine inanıyoruz” dedi. Nuri Turgut Adalı’yı anma etkinliği gibi etkinliklerin Kırcaali’de devam etmesini umduğunu ifade etti.

Milletvekili Erdinç Hayrulla HÖH adına organizatörleri ve katılımcıları selamlama konuşmasında, “Bulgaristan’da asimilasyon kampanyası 93 Harbinden ve 1912’den sonra yüzyıllardır devam ediyor. 23 yılını hapis ve sürgünde geçiren Nuri Adalı’nın bu süreçte daha geçen asrın 50’li yıllarında davası varmış, çünkü en azılı bu süreç 45 yılından sonra komünist rejimin gelmesiyle başlıyor. İsim değiştirme kampanyasına kadar bütün bu süreçte Nuri Adalı abimiz her zaman vardı. Bu süreç sonuçlanmadı çünkü sizler gibi, Nuri abi gibi kahramanlarımız vardı ve bizlerin Türklerin ve Müslümanların milli ve manevi boyutlarda lideriydi. Bizler her zaman onu kalbimizde, gönlümüzde yaşatacağız. O kalbimizde yaşadıkça Bulgaristan’da yüz binlerce Türk de yaşayacak” dedi. Milletvekili, “HÖH partisi olarak bizler her zaman sizlerleyiz. Dava devam ediyor ama bu sefer yöntemler farklı” diye belirtti.

Şair Osman Akın, İzmir’de bir kültür evine Nuri Turgut Adalı’nın isminin verileceğini duyurdu.

Sonra Müzekki Ahmet, Kırcaali’nin Vızrojdentsi semtinde bir sokağın da Nuri Adalı’nın ismini taşıdığını belirterek, tüm katılımcıları bugün düzenlenen Ostrovets köyünde merhum şairi mezarı başında anma törenine davet etti.
Programın sonunda Kırcaali Müftüsü Beyhan Mehmet, Nuri Adalı’nın ve tüm Bulgarlaştırma süreci kurbanlarının ruhları için dua okudu.

Etkinlikten önce Mehmet Türker, tüm katılımcılara “Gölgedeki kahraman” kitabını hediye etti.

Nuri Turgut Adalı, doğumu 22 Kasım 1922, ölümü 5 Ağustos 2004. Bulgaristan’ın Kırcaali ilinin Kirkovo (Kızılağaç) ilçesinin Ostrovets (Adaköy) köyünde doğdu. İlkokulu Kaşıkçılar köyünde, rüştiyeyi Çakırlı nahiyesinde okudu. Şumnu’da “Nüvvab”ın lise kısmından mezun olduktan sonra, bir süre de yüksek kısmında öğrenimini sürdürdü. Öğretmenlik yaptı. Nuri Turgut Adalı, ömrünü Bulgaristan Türk Azınlığının hak ve özgürlük davasına adamış, 23 yılını hapis, sürgün ve de Belene’de geçirdi. 2004 yılında 82 yaşında hayata gözlerini yumdu. Kendisi için Bursa Görükle’de bir anıt yapıldı. Ayrıca Mehmet Türker, Nuri Adalı’ya ithafen “Gölgedeki Kahraman” kitabını yayınladı. 

 

Kaynak: Resmiye MÜMÜN

 

nuri turgut adali.kircaali
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İsveç'te ayrımcılığa uğrayan Müslüman kadına tazminat
İsveç'te ayrımcılığa uğrayan Müslüman kadına tazminat
AKŞENER, BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİNE CEVAP VERDİ
AKŞENER, BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİNE CEVAP VERDİ