Advert
Advert

BASIN AÇIKLAMASI

Değerli Basın Mensupları, 11 Haziran 2015 tarihinde Rodopi 24'te yer alan "В Измир поискаха български учители от Янаки Стоилов и Назми Мюмюн" (İzmir'de Yanaki Stoilov ve NazmiMümün'den Bulgarca Öğretmenleri İstediler) başlıklı haberde belirtilen hususlara ilişkin tarafımızca açıklama yapılması gerekli görülmüştür.

BASIN AÇIKLAMASI
BASIN AÇIKLAMASI
Bu içerik 1582 kez okundu.
  • Değerli Basın Mensupları, 11 Haziran 2015 tarihinde Rodopi 24'te yer alan "В Измир поискаха български учители от Янаки Стоилов и Назми Мюмюн" (İzmir'de Yanaki Stoilov ve NazmiMümün'den Bulgarca Öğretmenleri İstediler) başlıklı haberde belirtilen hususlara ilişkin tarafımızca açıklama yapılması gerekli görülmüştür. Gerçekleşen ziyarete ilişkin söz konusu haberde yer alan başlık ve bu başlık bağlamındaki içerik gerçeği yansıtmamakta olup, tüzel kişiliğimizi zan altında bırakmaktadır. Bu sebeple söz konusu haberi İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği olarak tekzip ediyoruz. Kendilerine sunduğumuz metin ise ekli dosyada yer almaktadır. Bulgaristan Türklüğü konusunda taraf olan Derneğimiz, Bulgaristan göçmenlerinin Türkiye'deki en güzide sivil toplum kuruluşlarından biridir. Bu anlamda kurumsal kimliğimize yönelik bu haberle atılmak istenen mesnetsiz iddia daha anlamlı hale gelmektedir. Kamuoyu ve soydaşlarımıza önemle duyurulur.

    İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Adına Genel Başkan Fahriye ERSOY Sayın:Yanaki Stoilov Bulgaristan Parlamento Başkan Yrd. ve BSP Başkan Yrd. İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği olarak üyelerimiz ve Bulgaristan kökenli vatandaşlarımızın sorunlarını, duygu ve düşüncelerini sizin aracılığınızla Bulgaristan Parlamentosuna ulaştırmak isteriz; 1.Bir bireyin yaşına , dinine , ırkına ,cinsiyetine , yaşadığı ülkeye bakılmaksızın en tabi hakkı olan ana dilini öğrenme , anadilinde eğitim alma hakkı hal bir başka etnik,dini kesimin iznine bağlı olmaya devam etmektedir. Bir ülkenin toplulukları arasında var olması düşünülen eşitlilik, karşılıklı saygı ve anlayış olması gerektiğine inanıyoruz. Üzülerek görmekteyiz ki Bulgaristan’da dil, din, örf-adet farklılıklarının siyasilerce dışlama ve ötekileştirme politikaları olarak kullanılması neticesinde , toplumdaki azınlıklar ve Bulgar halkı arsındaki yakınlaşma sağlam ve güvenilir bir zemine oturtulamıyor. Bulgaristan da Türk kökenli vatandaşlarımızın çocukları için Türkçe dersi zorunlu ders programına alınması şarttır. Bulgaristan televizyonunda Türkçe yayın yapan programın süresinin de uzatılmasını talep etmekteyiz. 2.Bulgaristan da Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerdeki pasaport şubelerinin önündeki yığılmalar ve yaşanan mağduriyetler bizleri rahatsız etmektedir. Yıllarca ikinci sınıf vatandaş olma gerçeğiyle yaşamaya zorlanmış bu çalışkan , vatanına bağlı insanlarımıza yapılan muamele var olan , eksilmeyen tahammülsüzlüğün ve nefretin doğal sonucu olmaması gerekir. 3.Bulgaristan’da bulunan Osmanlı ve daha sonraki dönemlere ait yapı ve eserlerin korunması , restore edilmesi , var olan ibadethanelerin özgürce ve huzur içinde kullanılması en içten temennimizdir. Zaman-zaman tanık olduğumuz cami saldırı ve kundaklamaları, ibadet eden insanlara yapılan çirkin saldırıları kınıyoruz .Bu tür suçların tekrarlanmaması için her türlü güvenlik tedbirlerinin yanı sıra tüm Bulgar halkından gerekli olgunluğu, sorumluluğu ve hoşgörüyü beklemekteyiz, çünkü bu bizde Türkiye de yaşamakta olan Bulgaristan göçmenlerinde ve Türk milletinde fazlası ile var.Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Vakıf mallarının iadesi bir zaman dilimi içerisinde belirli bir meblağ veya eder olarak görülebilir, ancak hiçbir topluluğu gerçek manada zengin edemez. Örneğin Sveti Stefan demir kilisesi Türk makamlarınca restore edilmiş ve İstanbul da bulunan Bulgar vakfına iadesi yapılmış ve geçmişten gelen ortak kültür-tarihimizin bir eseri olarak ortak kültürümüze zenginlik katmıştır. Günümüz şartlarında atalarımızın bırakmış olduğu dini ve kültürel eserlerimize sahip çıkmak ve onları yaşatabilmek bizler için anlaşılabilir olduğuna inandığımız çok büyük manevi değeri vardır. Topluluklar birbirilerini inkar ederek değil, sahip oldukları ortak değerlere, kültürel mirasa sahip çıkarak var olabilirler. Bir arada var olabilmek ve yaşayabilmek sadece bir temenniden ibaret olmamalıdır. Bizler Türk ve Bulgar halkları için yaşadıklarımız, ortak tarihimiz, coğrafyamız, geçmişimizin hatırası olmalı ve geleceğimizin de güvencesi . 4. Çok güncel ve ivedilikle çözümlenmesi gerektiğine inandığımız bir başka konu İzmir ‘de Bulgaristan Cumhuriyetinin bir konsolosluğunun açılması. Bunun birçok haklı gerekçesinin olduğunu düşünmekteyiz: İzmir 4milyona yakın dinamik bir nüfusuyla bölgesinde Sanayi, Ticari, Sosyal, Kültürel ve Turizm açısından önemli bir şehir. Ayrıca Türkiye'nin Avrupa'ya açılan penceresi olarak da bilinmektedir. İzmir'in bu özelliklerini dikkate aldığımızda Siyasi,Sanayi, Ticari, Sosyal, Kültürel ve Turizm ve her şeyden önce dostlukların arttırılması noktasında önemli olacağını düşünmekteyiz. İzmir'in Ege Bölgesine hitap etmesi dolayısıyla sivil toplum örgütleri ile de öne çıkmaktadır. Örnek vermek gerekirse çok güçlü Sanayi Odası ve Ticaret Odası bulunmaktadır ve bu Odaların yöneticilerinin bir bölümü Balkan kökenlidir.Bulgaristan ve Türkiye arasında ticaretin gelişmesi açısından bu sivil toplum örgütlerini önemli buluyoruz. Ege Bolgesi basta İzmir olmak üzere bir turizım bölgesi. Bulgaristan'dan tatil için gelen Bulgaristan vatandaşları Bölgede Konsolos olmadığı için herhangi bir sorun yaşadıklarında mağdur olmakdadırlar. Dönem-dönem yaşanan göçler sebebiyle ciddi sayılara ulaşan Bulgaristan Türklerinin (bir çoğunun Bulgaristan’la akrabalık bağı, manevi ve gönül bağı vardır) İzmir’de yaşıyor olması. Zorunlu göçe tabi tutularak 1989 yılı ve daha sonraki yıllarda değişik sebeplerden dolayı Türkiye’ye göç etmiş Bulgaristan Türklerinden büyük bir kısmının İzmir’e yerleşmiş olması. Bunların büyük çoğunluğu çifte vatandaş olmuştur. İzmir ilinde çifte vatandaşlarımızın sayısı 160 000 civarındadır. Göçmen aileleri Türkiye’de doğan çocuklarını aynı zamanda Bulgaristan Cumhuriyeti vatandaşı olmaları için gerekli yasal işlemlere başvurmaktalar. Bu bebeklerimiz ve küçük çocuklarımız aileleriyle uzun mesafeli, çoğunlukla Bulgaristan’a kadar uzanan uzun ve yorucu seyahatler yapmak zorundadır. Yaşlılarımız ve hastalarımız da aynı şekilde emeklilik işlemleri, pasaport sürelerinin uzatılması için Bulgaristan’a gitmek zorundadırlar. Bu yaşlıların çoğu 20 - 40 yıl kadar Bulgaristan’da fabrikalarda, tarım ve tütün alanlarında, maden ocaklarında , Rodop dağlarının çıplak yamaçlarını ağaçlandırmada, inşaat sektöründe ,hizmet sektörlerinde , genellikle ağır işlerde çalışmış kişilerdir. Ama her zaman Bulgaristan’da yaptıkları işlerle gurur duymuşlar, çocuklarını ve torunlarını iş disiplinini ve çalışmayı öğütlemişlerdir. Bulgaristan Cumhuriyeti’nin kalkınma ve refahın yükseldiği yıllarda söz konusu yaşlılarımızın çok emeği geçmiştir. Yıllardır Türkiye’de yaşamakta ve çalışmaktayız. İşyerlerimizde, oturduğumuz semtlerde bir çok arkadaş edindik ve yıllardır onlara Bulgaristan’ın tarihinden, doğasından, ormanlarından, balkanlarından, şehirlerinden, kültüründen, Bulgar insanından ve geride bıraktığımız ama unutmadığımız dostlarımızdan bahsettik. Birçoğu Bulgaristan’a ilgi duydu, ziyarete gelenler oldu.Birçok büyük şehirde olduğu gibi İzmir’de de yaşam çok yoğun ve dinamik. Bu sebeple vize işlemlerinin İzmir’de yapılabilmesi burada edinmiş olduğumuz Bulgaristan dostu arkadaşlarımızın Bulgaristan’a olan ilgileri ,kültürel ve turistik ziyaretleri kat ve kat arttıracaktır. Sonuç olarak biz bir Bulgaristan Cumhuriyeti vatandaşı olarak pasaport gişelerinde, sınır-gümrük kapılarında ve kamu kurumlarında medeni , kültürlü ve insanına değer veren her medeni ülkede olduğu gibi en iyi ve saygın şekilde hizmet almak istiyor ve Bulgaristan pasaportunu gururla taşımak istiyoruz. 5. Üyelerimiz arasında ,100 yıl önce göç etmiş,1930-lu yıllarda , 1951 yıllarında ,1970 lerde göç edenler vardır. Ben Bulgaristanlıyım dediğimde ağızlarından Memleket özlemi ve Vatan hasreti içeren sözcükler duyuyoruz. Hiçbir zaman Bulgaristan ve Bulgarlar hakkında kötü bir söz duymuyoruz. Bulgaristan doğup büyümüş, atalarının mezarlarının bulunduğu toprakları ziyaret etmek isteyen Bulgaristan göçmeni ancak Vatandaşı olmayan üyelerimize yılda en az bir kere Bulgaristan'ı vizesiz ziyaret hakkı tanınması onların doğal hakkı olduğunu düşünüyoruz. 6.Bulgar görsel ve yazılı basında , aramızdaki dayanışmayı amaçlayan sivil toplum örgütlerimize ve derneklerimize yönelik ,zaman zaman etnik düşmanlık içeren, gerçeklerle alakası olmayan yayınlar yapılmakta. Bunlar bizi üzmektedir. Dostlukların kıymetini iyi bilen Bulgar dostlarımıza derneklerimiz ve evlerimizin kapıları kendileri için her zaman açık olduğunu bilmelerini isteriz. İZMİR BAL-GÖÇ YÖNETİM KURULU ADINA GENEL BAŞKAN Fahriye ERSOY


    http://www.balgocizmir.org.tr

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İsveç'te ayrımcılığa uğrayan Müslüman kadına tazminat
İsveç'te ayrımcılığa uğrayan Müslüman kadına tazminat
AKŞENER, BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİNE CEVAP VERDİ
AKŞENER, BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİNE CEVAP VERDİ