Advert
Advert

Lütfi Mestan:“Ancak insan haklarının korunduğu bir yerde milli güvenlik garanti altında”

23 Mayıs’ta Dulovo (Akkadınlar) İlçesinin Ruyno (Kızılburun) köyü yakınlarında bulunan Kale isimli yerde “Nefrete Karşı Beraber Olalım” sloganı altında Mayıs Olayları’nın 26.yılını anma mitingi düzenlendi. Mitingde, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Başkanı Lütfi Mestan, HÖH Başkan Yardımcısı ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Filiz Hüsmenova, HÖH Başkan

Lütfi Mestan:“Ancak insan haklarının korunduğu bir yerde milli güvenlik garanti altında”
Lütfi Mestan:“Ancak insan haklarının korunduğu bir yerde milli güvenlik garanti altında”
Bu içerik 879 kez okundu.

23 Mayıs’ta Dulovo (Akkadınlar) İlçesinin Ruyno (Kızılburun) köyü yakınlarında bulunan Kale isimli yerde “Nefrete Karşı Beraber Olalım” sloganı altında Mayıs Olayları’nın 26.yılını anma mitingi düzenlendi. Mitingde, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Başkanı Lütfi Mestan, HÖH Başkan Yardımcısı ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Filiz Hüsmenova, HÖH Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Ruşen Riza, HÖH Merkez Yürütme Kurulu Sekreteri ve Milletvekili Mustafa Karadayı, AP Milletvekili ve HÖH Gençlik Kolları Başkanı İlhan Küçük, HÖH milletvekilleri Yanko Yankov, Dr. Hasan Ademov, Ramadan Atalay, Ahmet Ahmedov, Nevin Hasan, Ferihan Ahmedova, Aydoğan Ali, Bünyamin Hasan, Mustafa Ahmed, Hamid Hamid, belediye başkanları, HÖH ilçe ve il başkanları, HÖH Kadın Kolları temsilcileri ve HÖH Gençlik Kolları Merkez Yürütme Kurulu üyeleri hazır bulundular. Mitingde siyasi tutuklarını temsilen Salim Osman Fetta konuşma yaptı.

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan HÖH Başkanı, bunun etnik gerilime yol açtığı görüşüyle ilgili olarak, “Hak ve özgürlükler için mücadele değil, hak ve özgürlüklerin savunulmasına ilişkin politika değil, tam aksine ayrımcılık ve hak ve özgürlüklerin korunmaması etnik gerilime yol açıyor” dedi. Mestan,”Bazı siyasi analistler çok ileri gidiyor. Makedonya’daki durumla kıyaslama yapmaya cesaret ediyorlar. Bu ülkede oluşan periyodik gerilimin sebeplerinin Ohri Çerçeve Anlaşması sonucunda Arnavut azınlığına kolektif haklar tanıma politikasından kaynaklandığını ileri sürüyorlar” diye kaydederek, bu tezin spekülatif olmasından başka sinik olduğunu söylemenin az geleceğini ifade etti.

Mestan, “Hak ve özgürlükler hiçbir şekilde Bulgaristan’nın milli çıkarı ve ülkenin milli güvenliği ile karşı tutulamaz, çünkü edinilen deneyimler milli güvenlik ve milli çıkarların ancak azınlık hakları dahi insanın hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik politika yürütülen ve çok kültürlülük toplumlarda etno-dinsel dengelerin sağlandığı devletlerde garanti edildiğini gösteriyor. Ve tam tersi bu dengenin sağlanmadığı ülkelerde ayrımcılık var, milli güvenlik ve milli çıkarla ilgili sorunlar ortaya çıkıyor. Hak ve Özgürlükler Hareketi, Bulgaristan vatandaşlarının hak ve özgürlüklerinin Avrupa standartlarında olmasının garanti edilmesi yönünde çabalar göstermeye devam edecek, çünkü bu politikanın Bulgaristan’ın milli çıkarı ve ülkede milli güvenliğin tam karşılığı olduğunu düşünüyoruz. Ancak eşit vatandaşların oluşturduğu bir toplum ulusal bütünlüğü sağlayabilir ve gereksiz gerilimler yaşatmaz. Bunu bugün seçmenlerimizle de paylaştım” dedi.

Mestan, “Mayıs Olayları ile ilgili bir kez daha belirtmek istiyorum ki, Mayıs Olayları’nın Bulgaristan demokrasisine verdiği katkının her hangi bir küçümseme girişimine kesinlikle karşı duracağız. Ne yazık ki, son zamanlarda bu Mayıs Olayları’nın reddedildiği yönünde sesler yükseliyor ve tam da bunun için bir nevi demokrasi dersi olarak tarih kitaplarında yer alıncaya kadar bu Mayıs Olayları’nı Ruyno, Demir Baba Tekkesi, Pristoe (Yusufhanlar), Cebel (Şeyh Cuma), Ruen’de (Oğlanlı) bir araya toplanıp anacağız” diye yorumladı.

HÖH Başkanı, ”Bunun için sesimizi duyuruncaya kadar ısrar edeceğiz. Çünkü bu kurbanlar, onlar ise onlarca barışçıl vatandaş, geçen asırda 84, 85, 89 yıllarında öldürülen vatandaşlar, ondan önce Rodoplarda yaşanan olaylarda 71 ve 73 yılında hayatını kaybedenler sadece adı, inancı ve dili için şehit olmamışlardır. Onların mücadelesi sadece etno-kültürel hakların tanıması için değildi, onların mücadelesi Bulgar demokrasisi içindi ve bu anlamda Bulgaristan demokrasisinin, Bulgaristan’ın demokrasi için verdiği mücadelenin kahramanları olarak sayılmaları gerekir ve altını çizmiyorum ki, Çeklerin 1969 yılından Prag Baharı varsa, Bulgaristan’ın da 1989 yılından Mayıs Olayları var. Bu olayların Çeklerin, Macarların ve Polonların komünist rejime karşı kitlevi bir halk direnişinin siyasetinin benzeri olduğunu düşünüyorum. Çünkü Bulgaristan’da Müslümanların geçen asrın 70’li yıllarında ve 80’li yılların ortasında ve sonunda Müslümanların gerçekleştirdiği protestoların dışında başka bir kitlevi direniş rejimi görülmemiştir” diye konuştu.

 

 

 

 

Kaynak: Kırcaali Haber
dps.mestanli.Dulovo
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İsveç'te ayrımcılığa uğrayan Müslüman kadına tazminat
İsveç'te ayrımcılığa uğrayan Müslüman kadına tazminat
AKŞENER, BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİNE CEVAP VERDİ
AKŞENER, BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİNE CEVAP VERDİ