Advert
Advert

Cebel’de 19 Mayıs Anma töreninde HÖH Başkanı Lütfi Mestan, önemli mesajlar verdi

Bugün Cebel’de Mayıs Olaylarının 26. yılını anma töreninde hazır bulunan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Genel Başkanı Lütfi Mestan, elinde tuttuğu 11 ceza kararını göstererek, geçen yıl Türkçe propaganda yapmak gerekçesiyle kendisine ve HÖH’ten başka meslektaşlarına 2 biner leva para cezası kesildiğini belirtti. Bunun demokratik bir ülkede, sekizinci yıl

Cebel’de 19 Mayıs Anma töreninde HÖH Başkanı Lütfi Mestan, önemli mesajlar verdi
Cebel’de 19 Mayıs Anma töreninde HÖH Başkanı Lütfi Mestan, önemli mesajlar verdi
Bu içerik 1102 kez okundu.

Bugün Cebel’de Mayıs Olaylarının 26. yılını anma töreninde hazır bulunan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Genel Başkanı Lütfi Mestan, elinde tuttuğu 11 ceza kararını göstererek, geçen yıl Türkçe propaganda yapmak gerekçesiyle kendisine ve HÖH’ten başka meslektaşlarına 2 biner leva para cezası kesildiğini belirtti. Bunun demokratik bir ülkede, sekizinci yıl AB üyesi bir ülkede ana dilinde konuşmanın suç olarak görüldüğüne dikkat çekti. Parlamento’da bir parti grubunun Başkanı’na bu cezanın verildiği göz önünde bulundurulursa Avrupa standartlarında insan haklarına erişebilmek için Bulgaristan’da daha uzun bir yol yürünmesi gerektiğini söyledi. HÖH partisinin davasının bu olduğunun altını çizen Mestan, demokrasinin başladığı bu meydanın da davası olduğunu ifade etti.

Mestan, “Bu sizin ve bizim de davamız, çünkü bizler bir bütünüz” dedi. Plovdiv (Filibe) Valisinin 681 levalık para cezası kestiği karara dikkat çekti. Bunun İlk Bulgaristan Devletinin kurulduğu 681 yılını anımsattığını ve bununla Valinin “Burası Bulgaristan ve bu topraklarda yaşamak istiyorsan ana dilin ve kimliğinden vazgeçmek zorundasın” demek istediğini paylaştı.

Lütfi Mestan, “Tam bu meydandan sizler adına ona cevabımı vermek istiyorum. Müsaadenizle cevabımı ana dilimizde vereceğim. Ey, Sayın Vali, ben de, biz de bu ülkenin evladıyız, vatandaşıyız ve burada yaşayacağız, eşit haklara sahip yaşayacağız. Tamam mı” dedi. Bunun ardından binlerce Türk HÖH partisinin resmi isminin kısaltması olan “DPS, DPS” diye nara attılar.

HÖH Başkanı kalabalığa, “1989 yılını unutun. Hiçbir baskı, bizleri artık korkutamaz. Burasını terk etmeyeceğiz. Bulgaristan’ı terk etmek en kolay iş. Ama bizler çok daha olgun olmalıyız. Maksat Bulgaristan’dan kaçmak değil, burada kalıp haklarımızı kazanmak. Çok konuşacaktım, fakat bugün saat 13.00’de Türkçe konuşma cezasına ilişkin açtığım davayla ilgili duruşma için Momçilgrad (Mestanlı) Bölge Mahkemesi’nde olmam gerekir. Ama sizden büyük bir ricam var. Sizler benimle gelmiyorsunuz. Sizler burada kalıyorsunuz. Benimle gelmeye gerek yok. Beni bugün çok güzel bir türküyle karşıladınız. Uzun ince bir yoldayım. Bilmem, yolumuz ince mi, ama şüphesiz uzun bir yoldur.

Bizi bu yolda yalnız bırakmayın. Yoruluruz ama berabersek eğer bize güç verirsiniz. Bu DPS diye nara atmanızla bana bugün çok büyük bir güç verdiniz. Bir kez daha istiyorum” diye seslendi. Ardından yine DPS, DPS naraları atıldı. HÖH Başkanı konuşmasına Bulgarca devam ederek, dün bir TV’de bir anket sorusu olarak, ”HÖH partisinin Bulgarca propaganda yapmasına razı mısınız?” diye sorulduğunu belirtti. Katılanların yüzde 91 oranında razı olmadıklarını cevap verdiklerini paylaştı.

Mestan,”İnsan hakları bu yüzden kutsal. Çünkü onlar dokunulmazdır ve hiçbir başka birinin iradesine bağlı bir şey değildir. Bu yüzden insan hakları uluslararası sözleşmelerle düzenlenmiş. Anayasal prosedürlerle Bulgaristan Meclisi tarafından onaylanmış olmasından dolayı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ulusal kanunlardan daha üstündür. Bu sözleşmeye dayanarak söylüyorum ki, yüzde 95 oranında Türkçe propagandaya razı olmasalar bile bir şey değişmez. HÖH partisine Türkçe propaganda yapmasına izin verildiğinde Bulgaristan’ın milli çıkarlarının ve milli güvenliğinin tehlikeye atılacağının telkin edilmesine karşıyım. Batı Balkanlar’da yaşanan trajik olayların Bulgaristan’da da yaşanması riskini taşıdığı telkin edilmeye çalışılıyor. Bu Bulgaristan’daki etnik modelin derin bir şekilde tanınmadığını gösteriyor. Bu en sorumlu, ulusal vatansever partisi olan HÖH’ün felsefesinin esasının derin bir şekilde tanınmamasından kaynaklanıyor. Çünkü ben şununla gurur duyuyorum ki, bizim seçmenlerimizin elinde bir silah göremeyeceğiniz gibi, bir taş bile göremezsiniz. Çünkü aramızda bulunan Paliş, on binlerce protestocuya 26 yıl önce şu tavsiyede bulunuyor: Ayakkabınızın ipi sökülse bile eğilip bağlamaya çalışmayın, çünkü milisler taş almak istediğinizi düşünebilirler. Hayır, bizim protestomuz barışçıl. Bizim modelimiz barış ve hoşgörünün eşanlamlısıdır. (DPS naraları atılıyor). Benim milletimin elinde silah değil, taş bile yoktur. Benim milletimin elinde çiçek var. (Elindeki karanfili gösteriyor). Biz kine çiçekle, aşkla cevap veriyoruz” diye ifade etti. 

Kaynak: Resmiye MÜMÜN
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İsveç'te ayrımcılığa uğrayan Müslüman kadına tazminat
İsveç'te ayrımcılığa uğrayan Müslüman kadına tazminat
AKŞENER, BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİNE CEVAP VERDİ
AKŞENER, BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİNE CEVAP VERDİ